|
Aysun Karalar ve Burçin Uysal. İki genç kadın
umutları olan gelecekleri olan. Ve aynı zamanda iki genç öğretmen, çocukları
seven onlara bir şeyler öğretmek için yokluk içindeki okullarında canla başla
çalışan ve o çok sevdikleri çocuklar için ölmeyi bile göze alan...
Hikayeleri bir kaç köşe yazarı tarafından kaleme
alındı. Gazeteler bir iki gün yazdı. Bizler de okurken çok üzüldük, ama ateş
düştüğü yeri yaktı ve annelerin, babaların, kardeşlerin, nişanlıların yüreği
yandı ve hep yanacak.
Onların kim olduğunu ve hikayelerinin detaylarını
öğrenmek isterseniz yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Alternatif Hayat Dersleri grubu
olarak;kütüphanemize bu iki genç öğretmenin adını vererek onların her gün
hatırlanmasını, fedakarlıklarının unutulmamasını sağlamak istedik...
Hep; birisi, bir kadın, bir gün bir keşiş diye
başlayan hikayeler alırız. Bunun da o hikayelerden biri olmamasını bizlerinde
bir hikayemiz olduğunu ve başrolde olduğumuz kendi hikayemiz gibi başkalarının
hikayelerinde de rol aldığımız gerçeğini fark etmenin zamanı gelmedi mi dedik.
Siz şu anda bu sayfayı okuyarak bunu fark edenlerin arasına katılmış oldunuz. Bu
hikayedeki rolünüzün gerektirdiği şeyleri elinizin, gönlünüzün el verdiği ölçüde
yapabilmek için sahneye çıktınız ve rolünüzü oynadınız.
NE YAPTIK ?
Ağrı Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile irtibat
kurarak anılan okula gene bu öğretmenlerimizin adını vererek bir kütüphane
kurmak için girişimde bulunduk. Okul çok fakir, daha doğrusu kerpiçten 2
sınıf. Daha sonra Ağrı Doğubeyazıt Kaymakamı Sn. Nurullah Çakır ile yapmış olduğumuz görüşmede bu
kütüphanenin Doğubeyazıt ilçesinde kurulmasının daha faydalı olacağı yönünde
görüş birliğine vardık. Çünkü cevre okulların hepsi aynı durumda. Kaymakam Bey
Doğubeyazıt Öğretmen evi içerisinde bulunan 65m2 lik bir salonu kütüphanemize
tahsis etti ve 2 adet bilgisayarı kullanıma verdi. Kütüphanemizde haftanın 7
günü kalorifer yanacak ve yaz kış açık olacak. Personel sıkıntısı olmadığından
da her zaman bakımlı olabilecek.
Ve
şimdi sevgili arkadaşlarım;
Alternatif Hayat Dersleri Şehit
Öğretmenler Aysun Karalar - Burçin Uysal Kütüphanesi'nin İstanbul'daki temel
çalışmalarının sonuna geldik, son yazılan kitapla 5000 adet kitabımızın
bilgisayara giriş işlemleri de bitti.
Gerçektende çok özenli çalıştığımızı hissediyorum...
Kitaplar alındı, bağışlar toplandı, taşındı, ayrıştırıldı, tamir edildi,
etiketlendi, numaralandı, kartlara işlendi.
Özel televizyon programlarına çıkıldı, eğlence programları arası anonslar
ayarlandı. Gazete, dergi haberleri yapıldı.
Bağışlar bulundu; raflar, masalar, sandalyeler, bilgisayar masaları, perdeler,
tabelalar alındı.
Doğu Beyazıt'ta raflara yerleştirilirken zorluk olmasın diye birde kitaplar
konularına göre ayrılıp da kolilendi.
Bu kadar yoğun ve uzun süren bir çalışmanın içinde pek çok hikaye yaşandı.
Kimisinde hüzünlendik, kimisinde gülümsedik, kiminde katıla, katıla güldük.
Zamanla bu hikayeleri var eden ve içinde yaşayan dostlar bunları
paylaşacaktır diye düşünüyorum.
Aynı şairin dediği gibi oldu her şey;
"...
Çığ Altında Kalan Sele Kapılan
Aşktan Ve Acıdan Ölen
Birkaç Kişi Dünyayı Başka Bir Yer Yapmaya Yeter
Aslında Onların Hikayesidir Anlatılan
Diğerleri Dinler, Seyreder, Geçer Gider
Geçer Gider Herkes
Hikayelerdir Geriye Kalan."
Gerçektende sadece hikayeler kalıyor geriye, aynı yüzyıllardır olduğu gibi.
Sevgiyle çarpan yüreklerden, özveriyle çalışılan işliklerden, umutla bekleyen
gözlerden, acıyla yoğrulan belleklerden...
Bizde de öyle olacak eminim, Bizlerden de geriye sadece öyküler
kalacak...
Kütüphanemiz kurulurken yaşanan öyküler kadar, bu kütüphanenin oluşmasının
nedeni olan kırık hayatların yüreklerimizdeki hüzünlü öyküsü ve bu öykünün
bizleri birbirimize bağlayan gizemli gücü kalacak...
Aynı aşağıda olduğu gibi.:)
"Japonya'da, Tetsugen adlı bir Zen tutkunu o günlerde salt Çince’si bulunan
sutraları yayımlamayı aklına koyar. Kitapların, tahta basma kalıplarla yedi bin
baskısı yapılacaktır; bu da büyük bir girişimdir.
Tetsugen bu amaçla gezilere çıkıp bağış toplamaya başlar.
Bir kaç duygudaş, çıkarıp yüzer altını basarlar; ama çoğu kişi işi bir-iki yenle
geçiştirir.
O ise hepsine eşit duygularla teşekkür eder.
On yıl sonra Tetsugen yeterli parayı denkleştirip işe koyulur.
Ne var ki, o sıralarda Uji ırmağı taşar, kıtlık baş gösterir.
Tetsugen kitap için topladığı paraları harcayıp açları doyurur.
Sonra, yeniden para toplama işine koyulur.
Aradan yıllar geçer; ülkede tifo salgını çıkar. Tetsugen nesi var nesi yoksa
yurttaşlarına yardım için dağıtır.
Ve üçüncü kez işe koyulur; yirmi yıl sonra da ereğine ulaşır.
Japonlar çocuklarına Tetsugen'in, sutraları üç takım olarak ürettiğini, ilk iki
görünmez takımın sonuncusundan çok daha üstün olduğunu anlatırlar."
Evet geriye sadece öyküler kaldı.
En çok da kırık hayatların içinden yükselen Aysun ve Burçin adlı ilk iki
takımın görünmez ışığının yüreklerdeki inanılmaz öyküleri.
Ama artık dünya bir başka dönüyor. Eskisi gibi değil, bambaşka bir yer, şimdi
yeni bir yer.
Bu yeni dünya; iki ışığımızın gösterdiği Alternatif Hayat Derslerini öğrenip,
zamanda yapılan yolcuğun içinde süzülen yolcuların Yeni Bir Hayat’ı
filizlendirdiği bir yer...
Birlikte kat ettiğimiz yol, dille anlatılır gibi değil.
Sevgisi, inancı, emeği, maddi manevi desteği ile bu kütüphaneyi var eden siz
yol arkadaşlarıma içten teşekkür ediyor, önünüzde saygıyla eğiliyorum.
Namaste...
|